Çok iyi niyetli olmak bana genellikle kaybettirmesine rağmen ben böyle bir insan olmaktan hiç vaz geçmedim. Her zaman şükür edip benimde kısmetimde iyi bir şeyler vardır dedim. Benim gibi bir kadının hikayesi enteresan olur zaten. Hayatıma giren erkekler hep paramı yediler ve cinsel olarak bile beni tatmin etmeden hayatımdan çıkıp gittiler, aşk ve sevgi hiç yoktu onu hiç söylemiyorum. Böyle olmasının nedeni güzel bir kadın olamamam, aslında vücudumu görseler kadın amı nasıl olur görecekler fikirleri değişirdi ama maalesef yüz güzelliğine önem veren, ruh güzelliğine önem vermeyen erkeklere denk gelince bede kolay kolay bedenimi açamıyorum. İsmim jale 43 yaşında erken emekli olan tayfadanım, şu anda 48 yaşında olduğum için bir çok şeye geç kaldığımı düşünüyordum. Kendimi hayır kurumlarında görev almaya adamış stres ve heyecandan uzak bir hayat sürerken, geceleri evde yalnız kaldığım zamanlarda uyuyana kadar amımı rahat bırakmıyor, kendimi bol bol tatmin ediyordum.

 

Yatak odama yaptırdığım bir pistonlu makinenin ön kısmına bir mil yerleştirip duvara monte ettim, o milin ucuna da dildo yerleştirince terminatör bir kocam olmuştu bir anda, kumandasıyla ister hızlı ister yavaş ben dur değinceye kadar beni sikiyor, hiç hayır demiyordu. Kadın amı boş kalınca gerçekten yaratıcı olabiliyor. Ama maalesef et ete değmeyince insan gerçek hazzı yaşayamıyor, bunu da söyleyeyim denemek isteyen bayanlar olur yazımı okuyup. Resmen iki ayrı hayat yaşıyordum, gündüzleri sokaklarda yaşayan insanlara genellikle çocuklara yardım edip başlarını sokabilecekleri bir yer ayarlamaya çalışan bir kurumda ekin bir rol alırken, geceleri tam bir fahişeye dönüşüyordum. Gün içinde tanıştığım erkeklerin sikini düşünerek beni becerdiklerini hayal ediyordum. Aralık ayının sonlarıydı sanırım dernekten eve dönerken yolun kenarında duvarın dibinde kıvrılmış titreyen birisini gördüm. Her ne kadar yardım sever olsam da bu tip insanlar değişik maddeler kullanarak istemden de olsa başkalarına zarar verebilen kişiler olduklarından yanına temkinli bir şekilde yanaşarak iyi misin diye sordum.

 

Başını bana çevirerek çok hastayım değince sana yardım etmemi ister misin diye sorarak biraz konuşturup yabancı madde alıp almadığını bu maddenin eksikliğinden dolayımı titrediğini yoksa gerçekten hastamı diye anlamaya çalışırken, konuşmasının gayet düzgün olduğuna ve hasta olduğuna kanaat getirmiştim. Seni bizim derneğe götürebilirim dediğimde ayağa kalktı ve yüzüne baktığımda çok genç olduğunu ama sokakta yaşamaktan, pislikte ve sakallardan yaşlı gibi durduğunu anladım. Belli ki hiç iyi insanlar denk gelmediği için gerçekten eder misin diyerek yüzüme baktı. Evet ama bu saatten sonra olmaz yarın sabah seni buradan alırım dediğimde, hayal kırıklığı yaşayan genç adam ölümü bulmazsanız alırsınız diyerek yerine yatınca beni can evimden vurmuş yine yanlış bir şey yapsam da bu akşam benim evimde geçirebileceğini söylemiştim. Hangi kadının hikayesi böyle saflıkla başlar ki diye düşünüyorum bazen tabi ki benim.

 

Ayağa kalkarak yürümekte bile zorluk çeken çocuğun koluna girip eve getirdikten sonra ateşini ölçtüğümde 41 derece olduğunu gördüm. Hemen soğuk duşa girmen lazım değince yarı baygın bir şekilde bana bakan genç adamın bunu kendi yapamayacağını anladım ve iş başa düştü diyerek küveti soğuk suyla doldurduktan sonra banyoda soymaya başladım. Cebinden kimliği çıkmış ve isminin Ferit olduğunu öğrenince bana yardım etmen lazım Ferit diyerek pantolonunu çıkarttım ve en sonunda iç çamaşırını, o anda soğuktan büzüşmüş olan sikinin büyüklüğüne inanamamıştım. Hasta ve büzüşmüş hali buysa diyerek hemen küvete sokmuştum. Suyun içinde baygın yatan Ferit’in siki aklımı almış elim ayağıma dolaşmıştı heyecandan. Beş dakika suyun içinde duran sikini hipnotize olmuş gibi seyrettikten sonra hemen kendime geldim. Evde ateş düşücü ilaç ve antibiyotik olacaktı diye aramaya başladım ve bulduğum ilaçları zorda olsa içirmeyi başardım.

 

Ateşi biraz düştükten sonra yatağa yatırıp başına ıslak mendil koyarak beklemeye başladım ama gözüm hep sikindeydi. Dayanamadım ellemeye karar verdim, nasılsa baygın bir halde yatıyor, anlamaz diye düşünmüştüm. Daha yirmi yaşında olan Ferit sikini elleyip okşadığım anda kabarmaya başlamış, elime sığmıyordu. Bereket tanrısı evime gelmiş haberim yok diyerek ağzıma almamak için kendimi zor tutuyordum. Ateşi düşmüş terlemesi kesilmişti, iyi durumda olmaz bir şey diyerek irademe yeniş düşmüş ve yarağını yalamaya başlamıştım. Hiçbir kadın amı böyle bir penis karşısında sulanmadan duramazdı. Gerçek yarağın tadını unutalı çok olmuştu, hem yalıyor hem de kokusunu içime çekiyordum, adeta özlem gideriyordum. Uyurken hasta halinde siki kazık gibi olmuş, büyüklüğünü tarif etmem gerekirse dirseğimle bileğim arasındaki mesafe ile aynı boyutlarda, sokak ağzıyla söylemem gerekirse kol gibiydi.

 

İki elimle kavrayıp kafasını yalarken Ferit başını kaldırarak bana baktığını gördüm. Hemen geri çekilerek özür dileyince bana yaptığınız iyiliği karşılıksız bırakmayacağım diyerek beni yanına çekti. Altına alıp eze eze sikmeye başladı. bacaklarımın arasındaki yarığın iyice ayrıldığını ve genişlediğini sikini soktukça hissediyordum. Kısa sürede aklımı başımdan almış, vajinamın en dip köşesine döllerini bırakıp hasta olduğu için tekrar yatıp uyumaya devam etmişti. Lakabının bereket tanrısı koyduğum Ferit’in başından ayrılamıyor, sikine hapsolmuştum. Tekrar bana dönerek çok açım beni doyurur musunuz, istediğiniz kadar sizi sikebilirim o zaman deyip beni kral sofrası kurmam için gaza getirmişti. Tepsiyle yatağa getirdiğim bal, kaymak ve reçelleri ellerimle yedirdiğim Ferit, karnı doyunca uyuya kalmış, bende siki elimde yanına kıvrılıp uyunuştum. Sabah uyandığımızda Ferit eve aldığıma beni pişman etmemiş, gerçekten de düzgün bir insan çıkmıştı.

 

Biraz sohbet ettikten sonra üvey baba mağduru olduğunu anladığım talihsiz Ferit, mutfakta beni kucağına alarak bankonun üzerine çıkardı ve çeşmenin başında beni domaltarak amcığımı ve göt deliğimi tek dil darbeleriyle yalamaya başladı. o beni yalarken kalkmış olan kalkmış olan bereket tanrısı aşağıda sallanıyor, şeftalimi yarmak için sırasını bekliyordu. Tekrar kucağına alıp yere indirmeden sikini amıma yerleştiren genç erkeğim kan ter içinde beni beceriyor, aklımı oynatmama neden oluyordu. Akşama kadar evin her yerinde yarak yemiş, yarığımdan su gelmiyor, kurumuştu artık. Ferit birde benimle dalga geçiyor, jale hanım benim lakabım az yer çok siker diyerek gülüyordu. Üç gün boyunca ellerimle besleyip kendimi siktirdiğim evime gelen bereket tanrısının artık derneğe gitme vakti gelmişti. Üç gün boyunca nasıl yediysem yolda bacalarım ayrık şekilde yürüyerek gittiğimiz derneğe kayıt yaptırıp barınacağı bir yer ayarladığımız genç erkeğim yine gün aşırı bende kalıyor. 48 yaşından sonra yarağa doymakta varmış, sabrettim ama en sonunda iyilik yapmanın mükafatını koskoca bir yarakla almıştım. Artık çok mutluyum. Benim gibi saf bir kadının hikayesi umarım sizi sıkmamıştır.

Cevap Yazın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*